Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
admin

Felsefe Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

Felsefenin Sözlük Anlamı Tanımı

1. isim Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
"Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur." - N. Cumalı
2. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü
"Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."
3. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi
"Sokrates felsefesi."
4. Dünya görüşü
"Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız." - H. Taner
5. Bir konuda soyut düşünüş
"Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor." - H. E. Adıvar

Felsefe Nedir

Felsefe kelimesi yunanca´da fhilo(sev-gi) ve sophia (bilgelik) kelimelerinin yan yana gelmesinden oluşuyor... Fhilosophia (bilgelik sev-gisi). Yunanlı düşünürler için "bilgiyi sevmek, bilginin peşinden koşmak" anlamını taşır.
 

Yani felsefe sadece bilgiyi sevmek mi oluyor

bu konuyu bir örnekle anlatayım, sen hiç dünyanın neden 365 gün ve altı saatte bir tur tamamladığını yani bir yıl diye niye bu hareketi tanımladığımızı merak ettin mi?, etmişsindir mutlaka. işte bunun gibi bilmediğin, öğrenmek istediğin bir sürü konu var. aslında filozoflarda böyle şeyler düşünüyorlar. bunların nasıl olabileceğini, nelerin bunlara yol açtığını öğrenmeye çalışıyorlar... öylesine derin düşünüyorlar ki bu konuları, anlamaya, yorumlamaya ve yaşamı anlamlandırmaya çalışıyorlar... belli anlamlar bulduklarına inandıklarında da "felsefe sistemleri"ni oluşturmuş oluyorlar...
 

O halde felsefe yaşamı bir şekilde anlamlandırabilme çabası mı oluyor

evet, yaşamı ve yaşamda varolan her şeyi... filozof, soru sorar, merak eder ve öğrenmeye çalışır... bilgi onun için ulaşılması gereken bir şeydir ve ona ulaşmak için habire koşar... tam ulaştığını sandığı anda da yeni sorularla karşılaşır... bak ünlü filozoflardan platon´un bir sözü var: "felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır." diyor. yalnız, burada ortaya çıkan sadece yeni bilgiler değildir, filozofun ürünü, bir ahlak anlayışını, yaşama biçimini doğurur... örneğin, dünyayı idealardan oluşmuş, (yani sadece düşüncelerden, ve bu düşüncelerin görünüşlerinden) bir yapı olarak algılayan bir felsefe öğretisi, yaşama ilişkin tüm yargılarını da ona göre oluşturur.
 

Filozoflara Göre Felsefe Nedir

birde filozoflara bakalım neler diyorlar felsefe için:
"Felsefe yapmak ölmeyi öğrenmektir."
 Karl Jaspers
 
"felsefe, neleri bilmediğini bilmektir."
 sokrates
 
"doğruyu bulma yolunda, düşünsel (idealist) bir çalışmadır."
 platon
 
"ilkeler ya da ilk nedenler bilimidir felsefe."
 aristoteles
 
"mutlu bir yaşam sağlamak için, tutarlı eylemsel bir sistemdir."
 epikuros
 
"felsefe tanrıyı bilmektir ve gerçek felsefeyle, gerçek din özdeştir."
 augustinus

"inanılanı anlamaya çalışmaktır."
 anselmus
 
"inanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır."
 abaelardus
 
"tanrıdır konusu, tanrının tanıtlanmasıdır."
 a. thomas

"eleştiridir."
 campenella
 
"deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerinde düşünmektir."
 f. bacon
 
"felsefe yapmak doğru düşünmektir."
 t. hobbes
 
"felsefe bir bilimdir ve geometrik yöntemi metafiziğe uygulamak gerekir, felsefeyi kesin bir bilim yapmak için."
 descartes
 
sonuç olarak;

felsefe yaşamdır...

 

Felsefe Resimleri

  • 11
    Felsefe Nedir 1 ay önce

    Felsefe Nedir

  • 9
    Felsefefi Akımların Türk Müzik Kültürüne Uygun Karşılıkları 5 ay önce

    Felsefefi Akımların Türk Müzik Kültürüne Uygun Karşılıkları

  • 7
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 2 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

Felsefe Sunumları

  • 6
    Önizleme: 1 ay önce

    Felsefe Nedir? Eğitimin Felsefi Temelleri Slayt Sunum Pptx

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    Felsefe Sözcüğünün Kaynağı Nereden Geliyor?Yunanca “bilgelik” ya da genel olarak “bilgi” anlamına gelen sophia ve “sevgi” anlamına gelen philia sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Bu çerçevede felsefe (philosophia), bilgi ve bilgelik sevgisi, anlamına gelmektedir. 1

    2. Sayfa
    “Felsefe nedir?, ne değildir?” Felsefe, herkesin anladığı anlamda bilgiler bütünü değil, aksine “eleştirme ya da herhangi bir duruma açıklık getirme etkinliği” olarak da düşünülebilir. Felsefe, “gerçeği tümüyle inceleyen, inceleme sonucunda bilgiye ulaşan ve ulaşılan bilgiyi yorumlayan ve sistemleştiren bir uğraş alanı” olarak da tanımlanmaktadır. Ancak, filozofların felsefenin tanımını yapmaktan ziyade, felsefenin ne ile ilgilendiği ve ne ile ilgilenmesi gerektiği konusu üzerinde daha çok durdukları unutulmamalıdır.2

    3. Sayfa
    Felsefenin tarihiFelsefe nasıl ve nerede ortaya çıktığı kesin olmamakla birlikte, felsefenin ortaya çıkışı mitos, din ve şiirle gerçekleşmiştir. Zaman geçtikçe mitos, din ve şiir gibi unsurlardan arınarak, bilimsel ve özgür düşünmenin temelini atmış ve gerçeği bütünüyle açıklamaya çalışmıştır .Felsefenin genel olarak, M.Ö. 6. yüzyılda Eski Yunan’da lonia (İzmir ve Aydın illeri çevresi ve karşısındaki adalar) olarak bilinen bölgede başladığı kabul edilmektedir .3

    4. Sayfa
    İnsanlar felsefeyle neden ve nasıl ilgilendiler?Geçmişten günümüze insanlar varsayımlardan hareketle içinde yaşadıkları doğayı anlamlaştırma çabasında olmuşlardır.Bu anlamda ilk öğretmen doğanın kendisi, ilk öğrenciler de doğayı anlamlaştırmaya çalışan insanlardır.4

    5. Sayfa
    İnsanlar felsefeyle neden ve nasıl ilgilendiler?Sorular sorarak doğayı anlamlaştırmaya çalışan insanlar ise filozoflardır. Filozofların, felsefeyle ilgilenmeleri anlamlaştırma süreciyle başlamış ve gelişmiştir. Doğayla ilgilenmelerinin nedeni ise, merak duygusundan hareketle, tanımak, anlamlaştırmak ve eylemde bulunmak istemeleridir. 5

    6. Sayfa
    BİLGELİK NE ANLAMA GELİR?BİLGE (FİLOZOF) KİMDİR?6

    7. Sayfa
    Filozof kimdir?Halk dilinde filozof denilince, ya bulutlar üzerinde yaşayan ve her şeyi hoş gören ya da hiçbir şeyi umursamayan kişi anlaşılır. Oysa tam tersine filozof, bazı sorulara kesin ve açık çözümler bulmak isteyen kişidir. Eğer felsefenin, evrenin sorularına bir açıklama bulmak istediği dikkate alınırsa, elbette ki filozofun pek çok şeyle uğraştığı ve söylenenin aksine, çok şeyi önemsediği görülür.Filozof (philosophos)da bilgeliği seven, bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen kişidir.7

    8. Sayfa
    Felsefe-Bilim İlişkisiBilimler, felsefeden bağımsızlığını ilan etmeden önce felsefe çatısı altında idi. Bu bağlamda felsefe bazılarına göre, “bilimlerin anası” ve hatta “bilimlerin bilimi” olarak da görülebilmektedir. Gerçekte felsefe, bilimlerin gelişmesine katkıda bulunmuştur ve hala da bu katkı devam etmektedir. Bilim ve felsefe gerçek dünyayı açıklamak için girişimde bulunmaktadır. Ancak her bir bilim dalı, felsefeden ayrılarak kendi çalışma alanlarını tespit etmiştir .8

    9. Sayfa
    Bilim ile felsefe arasındaki farklar Bilim, fiziksel ve sosyal gerçeği parçalara ayırıp incelerken, felsefe gerçeği bütünsel olarak inceler ve bu bağlamda daha genel bir özellik taşır. Bilimde sezgi ve spekülasyonun yeri yok iken, felsefede bunlar oldukça önemlidir. Çünkü bunlar aracılığıyla da özellikle “doğruya” ve “gerçeğe” ulaşılabilir. Bilim, somut yanıtlar üzerine odaklaşır. Felsefe ise, yanıtlardan çok sorular üzerinde durur. Çünkü felsefe, sorular ile çeşitli konuları (din, ahlak, sanat, siyaset vb.) aydınlatma çabası içerisindedir.9

    10. Sayfa
    Bilim ile felsefe arasındaki farklarBilim, fiziksel ve sosyal gerçekleri sistematik olarak incelemek ve insanlığın kontrolüne ya da hizmetine sunmak için kabul edilen deney, gözlem, araştırma, hipotez test etme gibi bilimsel yöntemleri kullanır. Felsefe ise, bilimsel yöntemlerden yararlanma yerine mantık ya da akıl yürütmeyi tercih ederek gerçeği anlamak ya da aydınlatmak ister. Bilimde sadece olay ve olgular önemli iken, felsefede aynı zamanda değerler ve soyut durumlar da önemlidir. 10

    11. Sayfa
    Bilim ile felsefe arasındaki benzerlikler Bilim ve felsefe elde edilen bilgilere (bilimsel ve akıl yürütmeye dayalı) eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşır.Bilim ve felsefe bir süreçtir. Elde edilen bilgiler sadece bir ürün ya da sonuç değil, bir sonrakiler için ilk başlangıç oluşturur. Bu yüzden, her ikisi de dinamik bir süreci içerir. Bilim ve felsefede sorular önemlidir. Bilimdeki yanıtlar daha çok somut iken felsefedeki yanıtlar daha çok soyut nitelik taşır. 11

    12. Sayfa
    FELSEFENİN ALANLARI Felsefenin konuları ve alt dalları sorulan sorularla ilişkili olarak belli başlıklar altında toplanmaktadır. Bunlar:12

    13. Sayfa
    Felsefenin İlgilendiği Alanlardan Başlıcalar13

    14. Sayfa
    Ontoloji (Varlık Sorunu)Varlık felsefesi ya da sorunu olarak bilinen ontoloji, geçmiş ve günümüzde var olan ve gelecekte de var olabilecek her şey ile ilgilenir.14

    15. Sayfa
    Ontoloji (Varlık Sorunu)15

    16. Sayfa
    Epistemoloji (Bilgi Sorunu)Bilgi felsefesi olarak bilinen epistemoloji, bilgi ve bilmenin doğası, yapısı, bilinenlerin kökeni ve niteliğiyle ilgilenir. 16

    17. Sayfa
    Epistemoloji (Bilgi Sorunu)17

    18. Sayfa
    Epistemoloji (Bilgi Sorunu)18

    19. Sayfa
    Aksiyoloji (Değerler Sorunu)Değerler felsefesi olarak bilinen aksiyoloji, etik (ahlak) ve estetik ile ilgilenir. Etik, değer ve davranışlara ahlaki olarak yaklaşır. Estetik ise, sanat ve güzelliğe felsefi olarak yaklaşır. 19

    20. Sayfa
    Aksiyoloji (Değerler Sorunu)20

    21. Sayfa
    Örnek21

    22. Sayfa
    Mantık (Akıl Yürütme)Düşünme felsefesi olarak bilinen mantık, akıl yürütme, düşünme ve düşünmenin doğası ve kurallarıyla ilgilenir. Doğru düşünme bilim ve sanatı olarak da bilinen mantık; tümevarım, tümdengelim ve analoji gibi düşünce biçimlerinden yararlanır. Mantıkta temel ölçüt çelişmezliktir. Mantık, eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcı düşünme gibi konular ile de ilgilenir. Mantıkta, birçok soru bulunur. 22

    23. Sayfa
    Mantık (Akıl Yürütme)23

    24. Sayfa
    TEMEL FELSEFİ AKIMLAR24

    25. Sayfa
    İdealizmİdealizm, gerçekçiliği ruhsal sayan bir felsefe öğretisi olup, gerçeğe giden yolun sadece bilimsel yöntemler ile olabileceğini reddederek, sezgisel düşüncenin de bilimsel tutum kadar önemli olduğunu savunur. Gerçekte idealizm, gerçeğin temelinde “ruhsal ve düşünsel açıklamaların” bulunduğunu savunmaktadır. Bunlar ise “idealara” dayanır ki, insanın zihnine öz itibariyle dünyaya gelmeden önce kodlanmıştır.25

    26. Sayfa
    İdealizmOntolojik olarak, idealizmin temeli ruhsal ya da tinseldir. İdealizm, dış dünyanın gerçekliğini reddetmemekle birlikte, bunların gerçekte ruhsal gerçekliğin görüntüsü olduğunu savunur. Platon’un düşüncesine dayanan idealizm, gözlemler ile gerçekliğin öğrenilemeyeceğini ve bu gerçekliğin ancak akıl ile öğrenilebileceğini savunur. İdealizme göre gerçeklik Tanrı, akıl ve ruh ile açıklanabilir. Çünkü gerçeklik bunlardan öteye gidemez. 26

    27. Sayfa
    İdealizmEpistemolojik olarak, idealizm gerçek bilgiye gözlemler ile değil akıl ve sezgi ile ulaşılabileceğini savunur. İdealizme göre bilmek, algılamaktır. Gerçek dünya bilgilerimizin ve algılarımızın kaynağı değildir, bilgilerimiz ve algılarımız gerçek dünyanın kaynağını oluşturur. Öyle ise bildiklerimizden bağımsız bir gerçek dünyadan söz edilemez. 27

    28. Sayfa
    İdealizmAksiyolojik olarak, idealizme göre değerler, mutlak, değişmez ve evrenseldir. İyilik, güzellik, doğruluk evrensel nitelik taşır ve toplumdan topluma değişiklik göstermez. İnsan, özü itibariyle aynıdır. 28

    29. Sayfa
    İdealizmİdealist eğitim Totaliter (önceden belirlenmiş belirli ölçütlere dayalı) ya da Otoriter (öğretmen ve program merkezli) bir yapıya sahip olup, geleneksel yapıları eleştirmeyi ve otoriteyi karşı gelmeyi kesinlikle kabul etmez. 29

    30. Sayfa
    İdealizmEğitimin amacı, gerçek dünyanın değil, ideal dünyanın bireylere öğretilmesidir. Eğitimde birey, evren ve işleyişini akıl ve sezgi yoluyla kavrayacağından bunu sağlayacak Din, Metafizik ve Tarih gibi derslere ağırlık verilmelidir. 30

    31. Sayfa
    Hz.Mevlana'nın idealizim ile söylediği bir söz : Bu alem, bir rüyadır, zanna kapılma sen, rüyada bir el kesilse bile zararı yok. Rüyada başın kesilse de hakikatte yine başın yerindedir, ömrün de uzun olur. Rüyada kendini ikiye biçilmiş görsen bile kalktın mı vücudun da sağlamdır. Bir hastalığında yoktur. Hasılı rüyada vücudunu noksan görmekten ne çıkar? Yüzlerce parçaya ayrılsan bile ne korkacaksın ki?31

    32. Sayfa
    Realizmİdealizmin karşıt görüşü olan realizm, dış dünyanın algılarımızdan bağımsız olduğunu ve dış dünyanın ancak ve ancak duyularımızla ve somut olarak öğrenilebileceğini savunur. Bu bağlamda realizm, somut gerçekliğe önem verir. 32

    33. Sayfa
    Örneğin güneş sisteminde kaç tane gezegenin olduğu, bizim orada kaç tane olacağını düşünmemize, olmasını istememize veya araştırmamıza bağlı olarak değişmez. Yine elektronların veya güç alanlarının varoluşları veya dayandığı temeller, bizim inandığımız teori olmadan da vardırlar. Diğer anlatımla Realizm, evrende gözlemcinin bilincinden bağımsız bir gerçeklik olduğu görüşüdür.33

    34. Sayfa
    RealizmOntolojik olarak, realizmin temelini somut gerçeklik oluşturur. “İlk nedir?” sorusuna realizm, “içinde yaşanılan somut dünyadır” yanıtını verir. Somut gerçekliğin hayal, ruhsal ya da spekülasyona dayanamayacağını savunan realizm, bir şeyin varlığının tespitinin ancak bilimsel yollar ile olabileceğini ileri sürer.34

    35. Sayfa
    RealizmEpistemolojik olarak, realizm somut gerçekliğin ancak ve ancak beş duyu organı ile öğrenilebileceğini savunur. Diğer bir anlatımla, realizme göre bilgilerin kaynağı dış dünya olup bunun öğrenilmesi ise duyumlara dayanır. Bir önermenin doğru ya da yanlış olması somut anlamda onun var olup olmamasına göre değişir. 35

    36. Sayfa
    RealizmAksiyolojik olarak, ahlaki değerlerin insanlardan bağımsız olacağını savunan realizm, toplumlara göre değişebilecek ahlaki değerlerin olmadığını ileri sürer. Realizme göre, ahlaki değerlerin de bilimde olduğu gibi nesnel bir nitelik taşıması gerekir. Diğer bir anlatımla tüm insanlar için ortak ahlaki yasalar bulunmaktadır. 36

    37. Sayfa
    RealizmRealizme göre eğitim, kişinin doğal ve kültürel çevresine uyum sağlamasını amaçlar. Bu bağlamda eğitim, dış dünyanın nesnel yollar ile öğrenilmesini gerçekleştirir. 37

    38. Sayfa
    RealizmEğitimin temeli ideal bir dünyanın öğrencilere öğretilmesi değil, var olan gerçek dünyanın öğretilmesini oluşturur. Eğitimde birey, evren ve işleyişini akıl ve beş duyu organı yoluyla kavrayacağından bunu sağlayacak Matematik, Mantık, Fizik, Kimya ve Biyoloji gibi pozitif bilimler ve Sosyoloji, Antropoloji ve Tarih gibi sosyal bilimlere ağırlık verilmelidir.38

    39. Sayfa
    PragmatizmYararcılık ya da faydacılık olarak da bilinen pragmatizm, gerçekliğin sürekli bir değişim içerisinde olduğunu ve her şeyin sürekli olarak değiştiğini savunur. Pragmatizmde klasik anlamda bilinen “değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözü de gerçekte değişmektedir. Çünkü değişim de, en azından hızı ve boyutunda değişmektedir.39

    40. Sayfa
    PragmatizmOntolojik olarak, gerçekliğin temelini değişim oluşturur ve bu değişim deneyimlere bağlıdır. Bu bağlamda gerçeklik bireye göre değişir. Pragmatizme göre dış dünya değişir ve bireyden de bağımsız değildir. Diğer bir ifadeyle, dış dünya bireyin yüklediği anlama göre değişiklik gösterir. 40

    41. Sayfa
    PragmatizmEpistemolojik olarak, insan bilgiyi çevresiyle etkileşime girerek oluşturur ve bu süreçte birey etkindir. Edinilen bilginin doğruluğundan ziyade etki ya da sonuçları önem taşır: faydalı veya faydasız. Birey için olumlu sonuç veren şeyler doğru, olumsuz sonuç verenler ise yanlıştır. Kısacası bilgi edinme, anlama ve bilginin kaynağı deneyime bağlıdır. 41

    42. Sayfa
    PragmatizmAksiyolojik olarak, değerler evrensel nitelik taşımaz. Aksine öz itibariyle görecelidir. Mutlak ve değişmeyen değerler yoktur. Değişim süreci içerisinde de tüm değerler değişim gösterir. Toplumsal ve otoriter değerler olmamakla birlikte, değerlerin eleştirilmesi ve yeniden oluşturulması ya da düzenlenmesi söz konusudur. 42

    43. Sayfa
    Pragmatizm-EğitimPragmatizme göre eğitimin amacı, gerçeklik değiştiğinden ve bireye bağlı olduğundan dolayı sürekli değişiklik gösterir. Diğer bir anlatımla eğitimin amacı oldukça esnek bir yapıya sahiptir. Eğitim bireyi yaşama hazırlamaz, aksine yaşamın kendisini bireye sunar. Bu işlemde birey yaparak-yaşayarak öğrenir. Eğitimde demokratik bir ortam söz konusudur. Ayrıca, eğitimde bireysel farklılıklar olduğundan bireyin ilgi, deneyim, tutum ve yeteneklerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Kısacası pragmatik felsefede öğrenci-merkezli bir eğitim söz konusudur. Eğitimde okutulacak dersler ise duruma ve öğrencinin özelliğine göre değişiklik gösterir.43

    44. Sayfa
    VaroluşçulukTemelini özgürlüğe dayandıran varoluşçuluk özgürlük ile insanın kendi kendini yarattığını savunur. Özgürlük, varoluşun özüdür. Özgürlük, seçmek demektir. İnsan, istediğini seçebilir ve bunu da yapabilir, bundan da kendisi sorumludur. İnsan, kendisini oluşturur, oluşturamaz ise doğru ya da yanlış yoktur. Bu bağlamda kendini oluşturamayan ya da gerçekleştiremeyen insan gerçekte var değildir. 44

    45. Sayfa
    VaroluşçulukOntolojik olarak, insandan bağımsız olarak maddesel bir dünya yerine bilinç vardır. İnsan, dünyadan meydana gelmez, aksine dünya bireyden meydana gelir. İnsan kendi kendini yaratan tek varlıktır. İnsanda varoluş özden önce gelir. Önce insan vardır, sonra da bu insan çeşitli güçlükler karşısında direnerek kendini yaratır. İnsan anlamsız bir evrene atılmış, sorumlu fakat yalnız bir varlıktır. İnsan kendi kendini, değerlerini oluşturan, yolunu kendi seçen tek bir varlıktır. İnsan yaşamaya başlamadan önce yaşam yoktur, çünkü yaşama anlam veren insanın kendisidir. 45

    46. Sayfa
    VaroluşçulukEpistemolojik olarak, her şey dış nesneler karşısında bilince dönüştürülerek oluşturulur. Bilgi, kendini bilmek ile başlar. Bilginin geçerliliği, kişiye olan değeriyle tespit edilir. Bilgi, koşulludur, asla kesin değildir. Bilgi şüpheli ve sezgiseldir. Bilgi, yaşam boyunca benimsenen tasarıların ve yaşantıların sonucu olarak kişinin bilincinde ve duygularında ortaya çıkanlardan meydana gelir. Bilgi, bilinen olmanın bilincidir. 46

    47. Sayfa
    VaroluşçulukAksiyolojik olarak, özgürlük esastır. Bireyin üzerinde toplumsal değer yargılarının, ahlaki öğretilerinin, gelenek ve göreneklerin baskısı olamaz. Çünkü insan seçme sayesinde kendini gerçekleştirmeye çalışarak değer yargılarını oluşturur. Eğer birey seçme aşamasında toplumsal değer yargılarının baskısını seçmeyi tercih ediyor ise, bu da özgürlüktür. 47

    48. Sayfa
    Varoluşçuluk -EğitimVaroluşçuluğa göre eğitimin amacı, insanı sınır ya da en üst durumuna getirmektir. Eğitim ortamı bireylere geniş yaşantı alanları sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve bireylere seçim hakkı sunulmalıdır. Eğitim ortamında öğrencinin kendi düşüncesinin oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla öğrencilere sık sık sorular sorulmalıdır. Öğrenci istediği alanda, istediği konuları seçer ve öğrenir. 48

    49. Sayfa
    VaroluşçulukKısacası eğitimin amacı, her öğrencinin kendini gerçekleştirme yolculuğunda ona yardımcı olmaktır. İnsanın yapısı ve dünya ile olan çekişmesinde büyük bir derinlik kazandıracağı düşünülen Tarih, Edebiyat, Felsefe ve Sanat gibi sosyal bilimlere eğitimde önem verilmelidir.49

    50. Sayfa
    NatüralizmDoğanın kendisini tek bir gerçeklik olarak kabul eden natüralizm her şeyin açıklamasını doğaya dayandırır. İnsan ise doğanın en önemli ve özde en iyi bir parçasıdır. “Yaradan’ın elinden çıktığında her şey iyidir, insan elinde her şey bozulur.” Bu bozulma ise daha çok toplumlara bağlıdır. Çünkü insan dünyaya geldiğinde oldukça masumdur ve yardıma ihtiyacı vardır. Toplumlar ise bu durumdan yararlanmaktadır.50

    51. Sayfa
    NatüralizmOntolojik olarak “ilk (arkhe)” doğanın kendisidir. Doğal olarak da her şeyin ölçütü bizzat doğadır. Çünkü her şey onda saklı ve ona bağlıdır. Bu doğa, fiziksel olabileceği gibi insan da olabilir. 51

    52. Sayfa
    NatüralizmEpistemolojik olarak, bilginin kaynağı doğadadır. Doğa, insanlara bilgiyi sunar. Sadece gözlemlemek ve duyu organlarıyla algılamak yeterlidir. Doğada insan kendi işini yaparak bilgisini oluşturur. Doğa bu bağlamda insanlara karşı oldukça nesnel davranmaktadır. 52

    53. Sayfa
    NatüralizmAksiyolojik olarak, değerlerin temelini doğa belirler ve insanlardan da doğaya ve onun yaşamına uygun davranmaları beklenir. Ayrıca insandan doğaya minimum seviyede zarar vermesi beklenir. 53

    54. Sayfa
    Natüralizm-EğitimNatüralizme göre eğitimin amacı, insanı doğasına göre yetiştirmektir. İnsanların yetenekleri ve ilgilerine göre eğitimin düzenlenmesi gerektiğini savunan natüralizm, demokratik bir ortamda eğitimin sağlanmasını önerir. Eğitimde, toplumsal baskılardan uzak durularak öğrencinin doğanın bir parçası olarak yetiştirilmesi amaçlanır. 54

    55. Sayfa
    Natüralizm-EğitimEğitim programları oluşturulurken doğanın denge ve ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Doğa ile insan arasında bir ilişki kurularak eğitimin gerçekleştirilmesi gerekir. Bunu sağlayacak ise Fizik, Kimya ve Biyoloji gibi dersler ile Psikoloji dersidir.55

    56. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİEğitimin nesnesi insandır. İnsan aynı zamanda felsefenin de konusudur. İnsana bakış açısı eğitim sisteminin tüm öğelerini etkileyebilir. Felsefe bireylerin düşünce ve olgularına yön verir. Felsefi düşünceler, okullar ve toplumlar üzerinde her zaman etki yaparlar.56

    57. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİFelsefi yaklaşımlar;okul ve sınıfları yapılandırmada,okulların ne için var olduğu,hangi amaçlara yönelik olduğu,hangi konuların değer taşıdığı,öğrencilerin nasıl öğrendiği,hangi yöntem ve materyallerin kullanılması gerektiğigibi noktalarda etkilidir.57

    58. Sayfa
    Felsefenin eğitime yönelttiği en önemli soru “bireye kazandırılmak istenilen özellikler nelerdir ve neye göre belirlenirler?” sorusudur. Bu soru eğitim sisteminin şekillenmesinde ve yetiştirilecek insan tipinin oluşmasında oldukça önemli rol oynar. Yetiştirilecek insan tipi ise “hedefler” ile ilişkilidir. Yetiştirilecek insan tipine bağlı olarak hedefler oluşturulur. 58

    59. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİ59

    60. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİ60

    61. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİ61

    62. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİEğitim, disiplinler arası bir bilimdir. Bu bağlamda her bilim dalının ve konu alanının, eğitimle doğrudan ilişkili olan psikoloji, ekonomi, hukuk, sosyoloji, biyoloji, genetik vb. disiplinlerin bilgi ve yöntemleri arasındaki bütünlüğün sağlanması gereklidir.Bunu ancak felsefe yapabilir.62

    63. Sayfa
    FELSEFE EĞİTİM İLİŞKİSİFelsefenin eğitime katkısı olduğu gibi, eğitimin de felsefeye katkısı vardır.Eğitim yoluyla insanlara bilimsel, sanatsal, felsefi alanlarda istendik davranışlar kazandırabilir. Bunlar hem insanın kendi felsefesini, hem de toplumsal felsefeleri geliştirmede katkıda bulunabilir.Kısaca, eğitim yeni felsefelerin doğmasına neden olabilir.63

    64. Sayfa
    Eğitim-Felsefe İlişkisiEğitimde hangi felsefe ya da felsefeler temele alınırsa, bireye ona göre yaklaşılır ve tüm eğitim sistemi de buna göre düzenlenir. Eğer bireylerin yetiştirilmesinin temelinde idealist felsefe ve daimici, esasici eğitim akımları varsa, eğitim sistemi seçkin insan yetiştirmeyi amaçlayacaktır. Eğer pragmatik felsefe ve ilerlemeci, yeniden kurmacı eğitim akımları varsa, her bir bireyin ilgi, istek ve yeteneklerine göre yetiştirilmesi amaçlanacaktır .64

    65. Sayfa
    EĞİTİMİN FELSEFİ AKIMLARI65

    66. Sayfa
    DAİMİCİLİKDaimicilik, idealizm ve realizmden etkilenmiştir.Eğitimin temel amacı evrensel değişmeyen bilgiyi aktarmaktır. Bu akım temelde, eğitimin mutlak ve değişmez bazı ilkelerinin olması gerektiğini savunur. Bu ilkelerin başında insanın özünün değişmemiş olması gelmekte olup bu öz ise akıl ve mantıktır.Bu bağlamda eğitimin temelinde akıl ve mantık eğitimi bulunmaktadır. Eğitim, evrensel nitelikteki belli gerçeklere göre düzenlenmelidir. İnsan doğası ve ahlaki ilke ve değerler her yerde aynı olduğu için, eğitim bu değişmez gerçeklere göre insan yetiştirmelidir.66

    67. Sayfa
    DAİMİCİLİKTüm doğru, mutlak ve kesin bilgiler insan zihninde önceden olduğundan eğitim programı, insan aklını kullanmasına olanak sağlayarak evrensel doğru bilgilere ulaştırmalıdır. Entelektüel ve elit eğitim esas olmalıdır.Öğretmen konuları derslerde bitirmeye çalışmalıdır.Sınıf ortamında yaşamın gerçekleri değil, ideal olanlar öğrencilere sunulmalıdır.Sınıf ortamında öğretmen otoriter ve güçlü olmalıdır.Eğitimde bireysel farklılıklar olmadığından, öğrenciler için tek bir program yeterlidir.67

    68. Sayfa
    Öğrencinin kişiliğinin ön plana çıkarılması değil, öğretmene ve derslere uyumluluğu önemlidir. Sınavlarda, gerçeğe ulaşmak için öğrencinin aklını çalıştırmaya yönelik sorular sorulmalıdır.Öğrenci gerektiğinde konuları ezberlemek durumundadır.Öğrenciler, kendileri için neyin iyi, neyin kötü olduğuna karar verebilecek yaşta olmadıklarından onların ilgileri önemli değildir.Eğitimde tümevarım (parçalardan bütüne) yöntemi kullanılmalıdır.68

    69. Sayfa
    ESASİCİLİKEsasiciliği ya da özcülüğü bir eğitim felsefesi olarak kabul etmeyenler olduğu gibi, onu daimicilik içinde değerlendirenler de vardır .Esasicilik, realizm ve idealizme dayanmakta, en azından bunların özelliklerinden bazılarını yansıtmaktadır. Günümüzde geleneksel ve yaygın olarak kabul edilen eğitim düşünce ve uygulamalarının birçoğu esasici görüşle ilgilidir.69

    70. Sayfa
    ESASİCİLİKEsasiciliğe göre insan, sosyal ve kültürel bir varlık olup, doğuştan zihni boştur ve boş bir levhaya benzer.İnsanlığın oluşturduğu bütün bilgi ve deneyimler bireylere olduğu gibi aktarılarak kültür korunmalı ve boş olan bu zihinler doldurulmalıdır.Eğitimin temel amacı, kültürün temel özünü korumak, bunları gelecek nesillere olduğu gibi aktarmak ve bireylerin topluma uyumunu ve toplumun devamını sağlamaktır. 70

    71. Sayfa
    ESASİCİLİKÖğrenci doğuştan hiçbir bilgiye sahip olmayıp, boş bir levhaya benzer.Okulun görevi, mutlak (değişmeyen) yapıda olan bilgiyi öğrencilere aktarmaktır.Geçmişte elde edilen kesin doğrular, yeni kuşaklara aktarılarak hem değişme, hem de kuşaklar arası çatışma engellenmelidir. Öğrenci yol gösterilmeye, disipline edilmeye ve öğretilmeye muhtaçtır.Sıkı çalışma önemlidir.Eğitimde dersler ve konular önemli olduğundan öğretmen aktif, öğrenci pasif olmalıdır.Öğrenci, öğretmenin söylediklerini ezberlemek, yapmak ve tekrarlamak zorundadır.Derslerde problem çözme, tartışma teknikleri zaman aldığından öğretmen bunlardan kaçınmalıdır.Eğitimde gerekirse cezaya başvurulmalıdır.Eğitim ortamında uygulamaya değil, kurama ağırlık verilmelidir.Kitaplarda bulunmayan, derslerde işlenmeyen konular soru olarak sorulmamalıdır.71

    72. Sayfa
    İLERLEMECİLİKPragmatist felsefeye dayanan ilerlemecilik eğitim felsefesi, geleneksel eğitimin disipline dayalı, öğretmen merkezli ve edilgen insan yetiştirme anlayışına karşı çıkmakta, toplum dışı dünyaya ve değişmez gerçeklere uyumdan çok, değişiklikleri ve günlük yaşamdaki çeşitlilikleri anlamanın gerekliliğini savunmaktadır. Bu bağlamda değişikliğe açık olunmalıdır.72

    73. Sayfa
    İLERLEMECİLİKOkul yaşama hazırlamaktan çok, yaşamın kendisi olmalıdır.Okulda yaşamda karşılaşılan problemlere yer verilmeli, öğrencilerin eleştirici güçlerini kullanabilecekleri ortamlar sağlanmalıdır. Bu yüzden problem çözme ve eleştirel düşünceye eğitim ortamında ağırlık verilmelidir.73

    74. Sayfa
    İLERLEMECİLİKEğitim süreci öğrencilerin ilgi, tutum, yetenek ve gereksinimlerine göre düzenlenmelidir. Eğitimde bireysel özellikler dikkate alınmalı, öğrencinin merkezde olduğu bir öğretme-öğrenme süreci oluşturulmalıdır. Öğrencilerin öğrenmeye etkin olarak katılabilecekleri, işbirliğini, araştırmayı ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi temele alan öğrenme yaşantıları sağlanmalıdır. Etkin katılım, işbirliği ve problem çözme bireyin karşılaşabileceği sorunların üstesinden gelmesinde oldukça önemli bir yer tutar.74

    75. Sayfa
    İLERLEMECİLİKİlerlemecilik eğitim felsefesinin temelini etkin ve demokratik eğitim oluşturmaktadır. Düşünce ve kişilik oluşumu ancak ve ancak demokratik bir ortamda gerçekleşir.Gerçek sürekli değiştiğinden, eğitim programı ve uygulamaları da değişmelidir.Okulun görevi, bilgi değişken olduğundan bilgiye eleştirel yaklaşmayı öğretmektir.Derslerde işlenilen konular yaşamdan seçilmeli, derslerde kuramdan çok uygulamaya ağırlık verilmelidir.75

    76. Sayfa
    İLERLEMECİLİKDerslerde her işi öğrenci yapmalı, öğrenci aktif olmalıdır.Okul, bireysel yaşamın kendisidir. Öğrenme yaşantı yoluyla gerçekleşeceğinden, öğrencilere zengin öğrenme yaşantılar sunulmalıdırÖğretmen, programdaki bütün konuları derslerde bitirmeye çalışmamalıdır.Eğitimde ezberin yeri yoktur.Öğretmen bilgiyi aktarandan çok, danışman ve rehber olmalıdır.Öğrenme ve öğretim öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve hazır-bulunuşluklarına göre oluşturulmalıdır.Sınavdaki sorular, öğrencilerin gerçek yaşamda karşılaşabileceği, bilimsel yöntemin kullanılmasını gerektiren türden olmalıdır. 76

    77. Sayfa
    YENİDEN KURMACILIKİlerlemecilik eğitim felsefesinde olduğu gibi bu akım da temelini pragmatizme dayandırır. Hatta bu akımın, ilerlemeciliğin devamı olup biraz daha toplumsal nitelik gösterdiği belirtilmektedir. Yeniden kurmacılığa göre eğitimin amacı, toplumu sürekli olarak yeniden düzenlemek ve toplumda gerçek demokrasiyi yerleştirmektir. Bu bağlamda eğitim ve okul toplumsal dönüşüm hareketlerini gerçekleştirmede en önemli araç olarak görülmektedir. Okul, toplumda yapılması gereken sosyal reformların gereğine toplumu inandırmalı ve onları eğitmelidir.77

    78. Sayfa
    YENİDEN KURMACILIKBu akıma göre eğitim, toplumsal değişim sürecinin merkezi olmalıdır. Çünkü yaşam, yalnızca yaşanan anı değil, aynı zamanda geleceği de kapsar. Yaşam, sürekli değiştiğinden insan her an onu toplumsal özellikleri de göz önüne alarak yeniden kurmak zorundadır. Eğitim ortamında, toplumun ve bütün dünyanın günümüz ve gelecekte karşılaşabileceği sorunlara yer verilmelidir.78

    79. Sayfa
    YENİDEN KURMACILIKToplum değiştiğinden eğitim programları da sürekli değişmelidir.Toplumsal sorunlar tartışılmak üzere eğitim ortamında hemen ele alınmalıdır. Eğitim programının hedefi, dünya düzenini koruma, barış ve mutluluğu sağlama, sevgi ve işbirliği gibi değerleri kazandırma olmalıdır. Okul, kültürel mirası öğrencilere aktaran ya da toplumsal sorunlarla ilgilenen bir kurum değil, bu sorunları çözmeye çalışan bir kurumdur.Öğrencilere öğretilecek konular amaç değil, araç olmalıdır.79

    80. Sayfa
    Eğitimde cezaya yer verilmemelidir.Eğitim ortamında öğrenci aktif öğretmen pasif olmalıdır.Eğitimde tartışma, eleştirel düşünme ve problem çözme yöntemlerine ağırlık verilmelidirSınıf ortamı öğrenci katılımını sağlayacak şekilde demokratik olmalıdır.Eğitimde yalnız yaşamı değil, geleceği içeren konulara da yer verilmelidir.Sınavlarda eleştirel düşünmeyi gerektiren sorular sorulmalıdır.80

    81. Sayfa
    Türk Eğitim Sistemi’nin Dayandığı Eğitim Felsefesi AkımlarıCumhuriyet döneminde Atatürk’ün eğitim anlayışına bağlı olarak gibi değerler eğitimin özünü oluşturmuştur. 81

    82. Sayfa
    Türk Eğitim Sistemi’nin Dayandığı Eğitim Felsefesi AkımlarıCumhuriyet Dönemi’nde Türk Eğitim Sistemi teoride pragmatist felsefeye ve onun uzantısı olan ilerlemecilik eğitim felsefesine göre düzenlenmiş, uygulamada ise idealist ve realist felsefelere ve onun uzantısı olan daimicilik ve esasicilik eğitim felsefeleri etkilerini göstermiştir. Bu anlayışa dayanarak özellikle kırsal kesimin (özellikle köy), giderek ülkenin kalkınmasını sağlamak için Köy Enstitüleri açılmış, fakat onlar da kısa bir süre sonra kapatılmıştır. Köy Enstitüleri daha çok pragmatizm ve ilerlemeciliğe göre düzenlenmiştir.82

    83. Sayfa
    Türk Eğitim Sistemi’nin Dayandığı Eğitim Felsefesi Akımları2004-2005 eğitim-öğretim yılından itibaren MEB tarafından uygulamaya konulan ilköğretim birinci kademe programları ile birlikte programların yapısının ilerlemecilik eğitim felsefesine göre düzenlendiği iddia edilmektedir. Spekülatif olarak uygulamada, ilerlemecik eğitim felsefesi akımının özelliklerini gösteren araştırma sonuçlarının yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu konuda oldukça fazla araştırma sonuçlarına ihtiyaç bulunmaktadır. 83

    84. Sayfa
    İyi çalışmalar!84

    85. Sayfa
    Kendini Gerçekleştirme“Kendini Gerçekleştirme” kavramını ilk kez Maslow kullanmıştır. Sağlıklı bir kişiliğin gelişebilmesi için gerekli olan gereksinmelerden meydana gelen, piramit biçiminde bir gereksinmeler hiyerarşisi ortaya koymuştur. Bu gereksinmelerin en tepesinde kendini gerçekleştirme gereksinmesi bulunmaktadır. Ancak kişinin kendini gerçekleştirmek için güdülenebilmesi, daha alt basamaklarda yer alan fizyolojik, güvenlik, ait olma ve saygınlık sağlama ile ilgili temel gereksinmelerin yeterince doyum sağlamasına bağlıdır. Temel gereksinmelere doyum sağlayan insan kendini gitgide daha özgür ve iyi hissedecek, sonuçta kendisinde var olan tüm potansiyelleri açığa çıkaracaktır. Yani gerçek anlamda “kendisi” olacak, kendisini gerçekleştirecektir. 85

  • 4
    Önizleme: 1 ay önce

    Felsefe Nedir Slayt Sunu PPTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    www.ismailbilgin.com

    2. Sayfa
    www.ismailbilgin.comFelsefenin anlamıFelsefenin Doğuşu Felsefenin Tarihsel GelişimiFelsefenin amacıFelsefe toplum ilişkisiBilgi ve Bilgi TürleriFelsefenin Çeşitli Alanlarla İlişkisi

    3. Sayfa
    www.ismailbilgin.comFelsefe ?PhilosophiePhilo(Sevgi)Sophia(Bilgelik)Felsefenin Anlamı Felsefe: Philosophia“philo” (sevgi) + “sophia” (bilgi-bilgelik)style.visibilityppt_wppt_h

    4. Sayfa
    www.ismailbilgin.com “Sophia”:BilgiAkıllıca hareket etmekKendine egemen olmakAşırılıklardan kaçınmak

    5. Sayfa
    www.ismailbilgin.com FilozofHayatın anlamını merak eder.Bilgiyi ve bilgeliği arar.

    6. Sayfa
    www.ismailbilgin.comPythagoras

    7. Sayfa
    www.ismailbilgin.comFilozof “her şeyi bilen kişi midir?

    8. Sayfa
    www.ismailbilgin.comFilozofKendisine sunulan bilgileri, hakikatleri, inançları sorgulayan Doğru olanı arayanYaşamı anlamlı kılacak, yaşamaya değer hale getirecek ilkeleri ve kuralları akıl yoluyla temellendirmeye çalışan kişidir

    9. Sayfa
    www.ismailbilgin.comFelsefe nedir? Nasıl tanımlanabilir?Felsefenin tek bir tanımı yokturFelsefenin içeriği ve kapsamı tarihsel süreçte değişiklikler göstermiştirFelsefe durağan bir bilgi türü değildir

    10. Sayfa
    www.ismailbilgin.com-“Felsefe neleri bilmediğini bilmektir.” Sokrates

    11. Sayfa
    www.ismailbilgin.com-“Doğruyu bulma yolunda düşünsel çalışmadır.” Platon -“İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir.” Aristoteles

    12. Sayfa
    www.ismailbilgin.com-“Tanrıyı bilmektir.” Agustinus-“Deneye ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerine üşünmektir. Bacon -“Bilginin nasıl mümkün olacağını öğretmektir.” İ.Kant-“Düşüncenin kendi karşıtıyla çelişerek ilerlemesinin bilimidir.” Hegel

    13. Sayfa
    www.ismailbilgin.com“Felsefe yolda olmaktır.” Karl JASPERS

    14. Sayfa
    www.ismailbilgin.comFelsefi düşüncelerin görüldüğü ilk yer MiletM.Ö. 6.yüzyıl

    15. Sayfa
    www.ismailbilgin.comEvrenin ana maddesi “SU” dur. TALES M.Ö. 650- 540

    16. Sayfa
    www.ismailbilgin.comEvrenini ana maddesiAnaximenes Anaximandros Herakleitos hava sonsuzluk ateş

    17. Sayfa
    www.ismailbilgin.comSofistlerDüşünme edinimini doğadan insan ve toplum yaşamına taşıdılar

    18. Sayfa
    www.ismailbilgin.com“Kendini bil”Sokrates

    19. Sayfa
    www.ismailbilgin.comSistematik DönemPlaton- Aristoteles

    20. Sayfa
    www.ismailbilgin.comAristotelesFelsefesiyle 2000 yıl düşünmesistemlerini etkilemiştir.

    21. Sayfa
    www.ismailbilgin.comHellenistik Dönem

    22. Sayfa
    www.ismailbilgin.com“Ahlaklı yaşam nedir?”“İnsan mutluluğu nerededir?” Epikürcüler Stoacılar Septikler EPİKUROS

    23. Sayfa
    www.ismailbilgin.comHıristiyanlığın doğuşu ve yayılması

    24. Sayfa
    www.ismailbilgin.com*Felsefenin görevi dinsel dogmaları temellendirmektir.*Filozofları din adamlarıdır.*Otoriteler egemendir. A.Thomas Anselmus

    25. Sayfa
    www.ismailbilgin.com Rönesans: Yeniden doğuş

    26. Sayfa
    www.ismailbilgin.comYeniçağa geçişte bir köprü olmuştur.Her alanda eski ile yeninin çatıştığı bir sahnedir.Felsefe bu dönemde dinsel otoriteden bağımsız kalmaya, aklın ve deneyin sağladığı doğrularla kendine biçim vermeye çalışmaktadır.

    27. Sayfa
    www.ismailbilgin.comAkıl çağı:Aydınlanma

    28. Sayfa
    www.ismailbilgin.comAydınlanma, insanın kendi akıl gücüyle özgür bir dünyaya kucak açmasıdır.İnsan hak ve özgürlükleri, laiklik, etik değerler felsefesinin konuları arasında yer alır.Bilgiyi ilerletmek ve entelektüel bir kültür yaratmak temel amaçtır.

    29. Sayfa
    www.ismailbilgin.comGünümüzde Felsefe

    30. Sayfa
    www.ismailbilgin.comGünümüzde felsefe,varlık, bilgi,değerleralanındaki gelenekselsorunlarla uğraşmanın yanı sıra teknoloji,dil, küreselleşme,demokrasigibi kavramları analizetmekte,Var olanlar üzerindekitümel bakış açısıyla insan düşüncesine yeni açılımlar kazandırmayı sürdürmektedir.

  • 3
    Önizleme: 1 ay önce

    Felsefe ile tanışma konu anlatımı sunusu (slayt - pptx)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    I.ÜNİTEFELSEFEYLE TANIŞMAA. FELSEFE NEDİR?1. Felsefenin Anlamı2. Felsefenin Alanı3. Geçmişten Geleceğe Felsefenin Fonksiyonu (İşlevi)B. FELSEFE HİKMET İLİŞKİSİC. FELSEFİ DÜŞÜNCENİN NİTELİKLERİÇ. FELSEFDE TUTARLILIĞIN ÖNEMİD. FELSEFE VE YAŞAM İLİŞKİSİE. FELSEFE - DİL İLİŞKİSİ

    2. Sayfa
    Temel KavramlarFelsefe, Bilgelik/hikmet, Tutarlılık Dil, Refleksif, Metafizik,Filozof, Felsefi düşünce, Arkhe

    3. Sayfa
    A. FELSEFE NEDİR?Aristoteles : “Felsefe insanların yaşamı merak etmesinden doğar. Yaşamı en çok merak edenler ise çocuklardır.”Aristoteles : “İnsan doğal olarak bilmek ister.”Sokrates : “Felsefe hayretle başlar.”

    4. Sayfa
    Seneca : Felsefe dümene yerleşir. Gemiciyi kayalıklar arasından geçirir. Onsuz, güvenle yolumuza devam edemeyiz. Öğütlerine, öncülüğüne ihtiyacımız vardır. Filozof: İnsan yaşamını ilgilendiren her şey hakkında akıl yürütüp bunları felsefi problem konusu yapabilen filozof, doğru olduğunu bildiğimiz ya da böyle olduğuna inandığımız her şeyi sorgulayabilir; Filozof; yaratıcı bir düşünüş, eleştirici ve sorgulayıcı bir tavır ve bakış açısıyla bu sorulara yanıtlar arar.

    5. Sayfa
    Felsefenin Tanımı:Felsefe hakkında kesin bir tanım mümkün değildir. Aristoteles'in tanımı, “Düzenli kâinat karşısında insanın saygılı şaşkınlığıdır.” şeklindedir. Bir Fransız felsefe tarihçisi olan Alfred Weber'e göre ise felsefe, “Tabiat hakkında toplu bir görüşün araştırılması, genel bir açıklama denemesidir.”Epikuros:Mutlu bir yaşam sağlamak için tutarlı eylemsel bir sistemdir.T.Hobbes:Felsefe yapmak doğru düşünmektirPlaton:Doğruyu bulma yolunda düşünsel bir çalışmadırK.Jaspers: Felsefe yolda olmak demektir.

    6. Sayfa
    Felsefenin bu farklı tanımlarından belirsiz bir felsefe anlayışı çıkarılmamalıdır. Bu farklılığın temel nedenleri: Felsefenin;*İlgilendiği konuların çeşitliliği,*Tarihsel süreç içerisinde farklı işlev ve amaçlar yüklenmesi,*Metafizik konularla ilgilenmesidir.Aristoteles'in “Metafizik” adlı eserinde belirttiği gibi doğal olarak her insan “bilmek” ister. Bu sebeple insanın dünyada bulunuşu aynı zamanda bir bilme faaliyetidir.

    7. Sayfa
    Felsefe neden çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır?………………………………………………………………………………………………………………. Felsefede niçin cevaplardan çok, sorular önemlidir?……………………………………………………………………………………………………………….. Felsefe neye yarar?……………………………………………………………………………………………………………….

    8. Sayfa
    2. Felsefenin Alanı a. Felsefenin Konularıv…………………… Genel olarak varlık hakkında soru soran felsefe disiplinine……………….ya da ontoloji adı verilir. Varlık felsefesi; “Gerçekten bir şey var mıdır?”, “Varlığın kökeni nedir?”,”Varlık değişken midir, bir midir, çok mudur?” gibi sorular sorarve varlığın ilkelerini, kategorilerini anlamaya çalışır. B…………………………. Bilgiyi konu edinen felsefe dalına…………………… ya da epistemoloji adı verilir.Bilgi felsefesi “Bilgi nedir?”, “Doğru bilgi olanaklı mıdır?”, “Bilginin sınırları,kaynağı nedir?” gibi sorulara cevap arar.

    9. Sayfa
    D………………………. Değerleri konu edinen felsefeye aksiyolojiadı verilir. Aksiyoloji, etik ve estetik gibidisiplinlerden oluşur. Etik, ahlakı konuedinen felsefe dalıdır. felsefesininkonusu insan eylemleridir. Değerlerle ilgilibir başka alan ise güzeli konu edinenestetiktir. Güzeli konu edinen estetik;“Güzel nedir?”, “Ortak estetik yargılar varmıdır?” gibi sorulara cevap arar.

    10. Sayfa
    Başlangıçta felsefe ile bilim iç içeydi. Filozof ile bilim insanı aynı kişilerdi. Hatta Batı felsefesinde ilk filozof Thâles (Tales), “Evrenin ana maddesi nedir?” sorusuna “su” yanıtını verirken filozoftur. Aynı zamanda evrendeki doğal değişmelerle ilgili olarak “güneş tutulmasını” önceden haber verirken de bir astronomdur.Yine Platon, evrenin “idealar” ve “görünüşler” diye ikiye ayrıldığını belirtirken filozof, ama akademiasına hitaben “Geometri bilmeyen içeri girmesin.” derken de bilim insanıdır.

    11. Sayfa
    b. Felsefenin Diğer Alanlarla İlişkisi: Felsefe-Bilim İlişkisi:BENZER YÖNLERİ *Her ikisi de akla ve düşünme yasalarına dayanarak kendilerini haklı kılmaya çalışır.*Her ikisi de evreni, insanı ve yaşamı bilinçli, yöntemli ve sistemli olarak araştırır.*Her ikisinde de eleştiri süzgecinden geçirilmeyen bilgi güvenli bulunmaz.*Her ikisi de eleştiri sonrası kavramlar ve soyutlamalarla bazı ilke ve yasalara ulaşarak genellemeler yapar.

    12. Sayfa
    FARKLI YÖNLERİ*Felsefe; evreni, insanı ve yaşamı sorgularken; bilim kendini olgular ile sınırlar. *Evreni kendi inceleme alanına göre parçalara ayırır.*Felsefe olgu ve olayların ardındaki gerçekliği açıklamaya çalışır. *Bilim, doğa olayları arsında nedensellik bağları kurarak doğa ile ilgili yasalaraulaşmayı hedefler.*Felsefede kurgusal (spekülatif) ve rasyonel düşünüş gibi yöntemler kullanır.* Bilimler ise tümevarım ve tümdengelim yöntemlerini kullanırlar.Bilimlerin felsefeden ayrılması onları tamamen felsefeden koparmış mıdır ya da felsefe bilimlerle ilişkisini kesmiş midir? Yazınız.…………………………………………………………………………………………………………………..

    13. Sayfa
    Felsefe-Din İlişkisi:BENZER YÖNLERİFelsefenin konusu içine giren bazı sorunlar dinin de konuları arasında yer alır. Felsefe; evreni, insanı, aşamı tanımaya çalışırken “Evren nasıl oluşmuştur?”ve “İnsanın varlık amacı nedir?” gibi soruları sorar. Bu sorular özellikle ilahi dinlerde de sorulup cevaplanmaktadır. FARKLI YÖNLERİFelsefede kuşkucu ve eleştirel bir tavır vardır. Bu tavır, insanın doğru bilgiye ulaşmasına yardımcı olur. Dinin doğruları ise kutsal kitabın ve peygamberinbildirdiklerinden oluşur. Dinin doğrularına iman ettikten sonra kuşku duyulmaz. Çünkü bu doğrularda inanç (iman) esastır.Yukarıdaki tabloya göre felsefe ile dinin üzerinde durduğu ortak problemler nelerdir? İfade ediniz………………………………………………………………………………………………………………….

    14. Sayfa
    Felsefe-Sanat İlişkisiBENZER YÖNLERİ*Her ikisi de özneldir.*Her ikisinde de eleştirici ve yaratıcı zekâya ihtiyaç duyulur.*Sanat ve felsefe varlığı dünyayı ve evreni anlama çabasıdır.

    15. Sayfa
    FARKLI YÖNLERİ*Felsefe hakikati arar, sanat ise güzeli ve hoşa gideni bulmaya çalışır.*Felsefede akıl; sanatta duyulara ve duygulara dayanan bir etkinlik vardır.*Felsefe var olana ilişkin eleştirel bir tavır sergiler, sanat güzel olana ilişkin beğeni duygusunu harekete geçirir.*Felsefe nesneler dünyasının gerçekliğinden bahsederken; sanat, sanatçının dünyasını ve onun gerçeğini bize anlatır.Felsefe ve sanatın ikisinde de bir arayış söz konusudur. Sizce bu arayışları birbirinden ayıran temel farklar nelerdir?Yazınız.……………………………………………………………………………………………………….

    16. Sayfa
    3. Geçmişten Geleceğe Felsefenin Fonksiyonu ( İşlevi):Felsefe, görünenin gerisindeki asıl gerçekliği kavramaya; evrensel değer yargılarıyla özgür irade, görev, sorumluluk gibi kavramları kişisel ve sosyal davranış kurallarını irdelemeye; bilgilerimizin kaynak, nitelik ve dayanaklarını açıklamaya yönelik bir çalışmadır. felsefenin evrensel işlevi, dünya ve yaşam anlayışımızı akılla işlemek, bilgi alanımızda bize kavramsal açıklık sağlamaktır. Felsefe düşüncelerimizi zenginleştirmeyi sağlayan yeni ufuklar açamaya, dünya görüşümüzü kendi çabamızla kurma özgürlüğü sağlar.

    17. Sayfa
    Geçmişte felsefe, gerçekliği bir bütün olarak sadece akıl ve sezgiyle kavramaya çalışmıştır. Bilimin gelişmesiyle bu tutum geçerliliğini yitirmiştir. Günümüzde felsefe, artık kapsamlı bir dünya görüşü sunmaktan çok; bilim, sanat ve ahlak alanlarındaki kavramları açıklığa ulaştırmak çabasındadır. Bu alanlarda ileri sürülen tez ve değer yargılarını eleştirel bir yaklaşımla ele almaktadır. İnsan hayatının bir anlamı olup olmadığını araştırmakta, insanın hangi eylemleri gerçekleştirmesi gerektiğini sorgulamaktadır. İnsanı ve toplumu mutlu edebilecek koşullarla ilgilenmektedir.

    18. Sayfa
    B. FELSEFE HİKMET İLİŞKİSİ O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur,onu eğitin/yetiştirin.O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmedi ini; cahildir,ondan uzakça durun.O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki)uykudadır, onu uyandırın.O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onuizleyin.

    19. Sayfa
    Hikmet, bütün olup bitenlerin esasını bilmektir. Felsefe ise böyle bir iddiada değildir. O, hikmete ulaşmak anlamında değil, onu sevme, ona hasret duyma, yönelme anlamında bir bilgidir. Bir benzetme yoluyla şunu diyebiliriz ki hikmet, bir tümel bilgidir, Bu, adeta temelinden çatısına kadar her şeyi ihtiva eden bir bina (yapı)'ya benzemektedir. Bu binaya, hikmet binası adını da verebiliriz: Çünkü bunun içinde bilgiler mevcuttur. Her bilgi alanı, bu binanın içindeki bir oda gibidir. Odaların (bilgi alanlarının) hepsi de aynı çatı al tındadır. İşte felsefe, bu çatıdan başka bir şey değildir: Demek ki felsefe, bütün bilgi alanlarını kendi kanatları altında toplayan en tümel bilgi alanı sayılmaktadır. Hikmet ise binanın bütünüdür.

    20. Sayfa
    C. FELSEFİ DÜŞÜNCENİN NİTELİKLERİ*Felsefede cevaplardan çok sorularönemlidir.*Bir insanın zekası verdiği cevaplardançok soracağı sorulardan anlaşılır.*Dünyanın her yerinde aynı felsefiproblemler tartışılmaktadır.

    21. Sayfa
    FELSEFİ DÜŞÜNCENİN NİTELİKLERİ İnsan için önemli olan bir tutum takınabilmektir. Felsefe yapmak ise felsefi düşünmeyi gerektirir. Felsefi düşünce, insanın merak ve hayretine bağlı olarak soru sormanın sonucu olan ve insanla, insan yaşamıyla ilgili problemlere karşı ilginin gelişmesiyle başlayan eleştirici ve sorgulayıcı bir düşünce türüdür.Felsefi düşünceyi özümsemiş kişilerin ise yalnızca ağaçları değil ormanı görebildikleri ilk bilgilerle yetinmeyip ileriye ve arka planlara da bakabildikleri, yüzeysel düşünmeyip konulara nüfuz edebildikleri düşünülebilir.Ayrıca dogmatikliği aşabilme önyargılı olmama gibi tavırlar sergileyebilecekleri söylenebilir.

    22. Sayfa


    23. Sayfa
    …………………………. Felsefenin soruları hep aynı kalmasına rağmen verilen cevaplar dönemlere ve filozoflara göre değişmektedir. K.Jaspers'ın ifade ettiği gibi “Felsefe yolda olmaktır.”Yani felsefenin sorularına verilen cevaplardan hiç birisi son ve kesin cevaplar değildir.…………………….. Felsefi düşünme sadece sorgulananı tek taraflıdüşünme değildir; aynı zamanda sorgulamanın kendisini veya sorgulama sonucunu da sorgulamaktır. Bu çift yönlü düşünme tavrı felsefi bir yöntemdir. ……………………….. Felsefi düşünce, kendisine veri olarak aldığı her tür malzemeyi aklın eleştiri süzgecinden geçirir. Felsefi düşünce, şeylerin niçin şu anda oldukları gibi olduklarını merak eden, hayatı bütün boyutlarıyla görmeyi, hayatı bütün yönleriyle göz önünde bulundurmayı bilen, açık ve sorgulayıcı bir zihnin ürünü olmak durumundadır.

    24. Sayfa
    ……………………. Felsefi düşünce aklın ürünü önermelerden oluşur. Bu tür önermeleri doğrulama ya da yanlışlama olanağı yoktur. Çünkü felsefede ortaya atılan önermeler bilimde olduğu gibi olgularla test edilerek doğrulanamaz. Önemli olan ortaya konan düşüncenin çelişkisiz ve kendi içinde tutarlı olmasıdır.…………….. Temellendirme ortaya atılan bir görüş ya da ileri sürülen sav için bir dayanak göstermek demektir. felsefi düşüncenin temellendirilmesi ortaya atılan düşüncenin akla ve mantığa uygun gerekçelere dayandırılması demektir.………………. Felsefi düşüncenin analiz ve sentez gibi işlevleri söz konusudur. Analiz söz konusu olduğunda, filozof, kendisinin de içinde bulunduğu dünyayı anlamak ve kavramak için her türlü bilgi, deney, algı ve sezgi sonuçlarından oluşan düşünceyi çözümleyerek açıklığa kavuşturur

    25. Sayfa
    …………….Her felsefi düşünce, o düşünceyi ortaya atan filozofun kişisel yaratıcılığıyla vardır. Hem farklı felsefi sistemlerin çokluğu hem de aynı felsefi sistem içinde farklı görüşlerin varlığı bunun bir göstergesidir. ……………….. Felsefi düşüncenin öznel olması onun evrensel bir niteliğe sahip olmadığı anlamına gelmez. Felsefede söz konusu olan insan yaşantısı ise tek bir insanın değil, genel olarak insanın yaşantısıdır.

    26. Sayfa
    Ç. FELSEFEDE TUTARLILIĞIN ÖNEMİ Bir filozofun sisteminin diğer filozofların sistemlerine göre daha doğru veya yanlış olduğu söylenemez. Felsefi sistemlerin sonuçları, bilimde olduğu gibi deneyle, olgusal olarak test edilerek doğrulanamaz. Örneğin; Platon'un idealar kuramı, felsefedeki ütopyalar, doğruluk ya da yanlışlıkları söz konusu edilmeden tutarlılık bağlamında verilebilecek örneklerdir. Bundan dolayı tutarlılık ile doğruluğu birbiriyle karıştırmamak gerekir.,

    27. Sayfa
    Tutarlılık, düşüncelerin ortak bir ilkeyle; bağıntı, düzen, kavram ya da fikirle birbirine bağlanmış olması durumu; mantıklı bir bütünün parçaları, ögeleri arasında, karşılıklı bağlantı ve uyum bulunması hâlidir. Doğruluk ise bir düşüncenin, önermenin ya da iddianın, gerçeklikle uyuşmasıdır. Örneğin; “Ahmet çalışma odamda oturuyor.” tümcesi, “Ahmet'in odamda oturması gözlemlenmiş” olgusuna karşılık geldiği takdirde doğrudur.

    28. Sayfa
    D. FELSEFE VE YAŞAM İLİŞKİSİFelsefi tavır hayatı ve hayata dair her şeyi sorgulamayı, eleştirmeyi ve görünenlerin ardındaki gerçeği aramayı gerektirir. Örneğin filozof Diyojen bir öğle vakti çarşıda elinde fenerle dolaşıyordu. Meraklarını gidermek için insanlar: - Elinde fenerle güpegündüz ne dolaşıyorsun? diye sordular. Filozof kafasını kaldırmadan: - Adam arıyorum, adam diye cevapladı. Filozof Diyojen’in bir öğle vakti elinde fenerle adam araması, felsefi sorgulayıcılığı, felsefenin yaşamı kuşatıcı etkilerini ve felsefenin bize dönük yüzünü anlatır.

    29. Sayfa
    İnsanın en önemli özelliği kendine dönük düşünmeye yetenekli olmasıdır. Kendi kendini düşünebilir, kendi için meraklanır, kendi yaşamının anlamını sorar.Ayrıca, öleceğinin açıkça bilincinde olan tek canlıdır. Ama aynı zamanda insan; sonluluğun, özellikle ölümün bilincindedir. Sonluluk ve ölüm bir arada insanın trajik bir bilmece gibi görünmesine yol açan bir gerginlik yaratır. Ulaşamayacağı bir şey için varmış gibidir insan. Öyleyse insanın anlamı, yaşamının anlamı nedir? Platon'dan beri büyük çabalamışlardır. Başlıca üç büyük çözüm önermişlerdir bize:

    30. Sayfa
    1-On dokuzuncu yüzyılda çok yaygın olan ilki; insanın bitmez tükenmez gereksinimlerinin, onun daha büyük bir şeyle yani toplumla özdeşleşmesi yoluyla giderileceği görüşüdür. “Benim acı çekmemin, başarısız olmamın,ölmemin önemi yok.” der bu filozoflar. Çünkü insanlık, evren devam edecektir.2-Bugün varoluşçular arasında pek yaygın olan ikinci çözüm, insanın hiçbir anlamı olmadığını ileri sürer. Doğanın bir hatasıdır insan, soysuz bir yaratıktır. Sartre'ın bir zamanlar yazdığı gibi, boşuna çekilen acıdır. Bilmece çözülemez. Sonsuza dek kendimiz için trajik bir soru olarak kalacağız.3-Üçüncü olarak dünyada böyle tam bir anlamsızlığa inanmayan filozoflar da vardır. Onlara göre insan bilmecesinin bir çözümü olmalıdır. Peki, bu çözüm nasıl olabilir? Ancak insanın bir biçimde sonsuza ulaşabilmesiyle.

    31. Sayfa
    E. FELSEFE - DİL İLİŞKİSİNe kadar bilirsen bil,söylediklerin karşındakilerinanlayabileceği kadardır. Mevlâna Dil, atalardan bize kalan bir emanettir. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu emanete paha biçilmez.Ona kutsal ve dokunulmaz şeylere karşı duyulansaygı gösterilmelidir. Friedrich Nietzsche

    32. Sayfa
    Dil, insanın anlatma yetisi çevresinde oluşan anlaşma araçlarının en kullanışlı ve gelişmiş olanıdır. Felsefe birtakım önermeler kümesidir. Bu önermeler bir semboller sistemi olan dil ile ifade edildikleri için, felsefe ile dilin sıkı bir ilişkisi söz konusudur.

    33. Sayfa
    1. Felsefenin üç ana disiplini vardır. Bunlar;………..,…………….,ve…………….2. Felsefi düşüncede, tekrar kendi üzerine düşünebilmeye……….düşünme denir.3. Felsefenin bütün insanları ilgilendiren konular üzerinde durması onun ………………… olduğunu gösterir.4. Bildiklerimizi, düşündüklerimizi, duygularımızı ifade eden anlamlı ses, yazı, işaret vb. sembollerden oluşan iletişim aracına……………….denir.5. .....................bütün olup bitenlerin esasını bilmektir.EvrenselDilVarlıkDeğerHikmetRefleksifTutarlılıkBilgi

    34. Sayfa
    1. Platon ve Aristoteles kendilerinden önceki görüşleri toparlayarak daha bütüncül felsefi sistemler kurdular. ( )2. Bilimler ilgilendikleri konularla felsefeye yeni bakış açıları kazandırırlar. ( )3. Felsefi düşüncede çelişkisiz ve kendi içinde tutarlı olmak önemli değildir. ( )4. Bir filozofun kendi felsefe sistemini yüzyıllarca ayakta tutan o sistemin iç tutarlılığıdır. ( )5. Felsefe metafizik konularla ilgilenmez.( )

    35. Sayfa
    1. Felsefe için aşağıdakilerden hangisi söylenemz? A) Soruları ile evreni ve insanı anlamak ister. B) Sonuçları kesindir. C) Bütüncül bakış açısına sahiptir. D) Birleştirilmiş bilgilerden oluşur. E) Felsefenin sonuçları eleştiriye açıktır 2. Aşağıdaki özelliklerden hangisi bilim adamında bulunmaz? A) Sistemli olma B) Meraklı olma C) Mantıklı olmaD) Eleştirel olma E) Varlığı bir bütün olarak ele alma 3. Felsefe için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Hikmet sevgisi ve arayışıdır. B) Olayları nesnel olarak açıklar.C) Evreni tümüyle ele alır. D) Önyargıdan uzaktır. E) Eleştiricidir

    36. Sayfa
    4. Aşağıdakilerden hangisi felsefe ve dinin ortak özelliğidir? A) Ortak konularının olması B) Aklın ürünü olduklarıC) Eleştirel düşünceye açık oldukları D) Dogmatik olduklarıE) Kesin bilgiler ortaya koymaları 5. Aşağıdakilerden hangisi “hikmet” için söylenmez? A) Bütün olup bitenlerin esasını bilmektir.B) Külli bilgidir.C) Felsefeden daha geniş alana sahiptir.D) Hikmeti sevme felsefedir.E) İspata dayalı bir bilgidir

    37. Sayfa


    38. Sayfa


    39. Sayfa
    YUKARIDAN AŞAĞIYA1. Felsefeyi "doğruyu bulma yolunda düşünsel bir çalışmadır." şeklinde tanımlayan filozof.2.Bildiklerimizi, düşündüklerimizi, duygularımızıifade eden anlamlı ses, yazı, işaret vb. sembollerden oluşan iletişim aracı.4. İnsanın, merak ve hayretine bağlı olarak soru sormanın sonucu olan ve insan yaşamındaki problemlere ilginin gelişmesiyle başlayan eleştirici ve sorgulayıcı düşünce.6. Varlığın ana maddesi nedir? Sorusuna sayılardır. şeklinde cevap veren filozof.8. Felsefeyi "Düzenli kainat karşısında insanın saygılı şaşkınlığıdır." şeklinde tanımlayan filozof.9. Bilgeliği seven, bilgiyi arayan ve ona ulaşmak için çaba gösteren kişi.10.Her şeyin kendisinden varlığa geldiği neden ya da ilke.11.Bilmenin ereği, bilmenin eksiksiz oluşu. Hikmet.

    40. Sayfa
    SOLDAN SAĞA 3. Varlığın ana maddesi nedir? sorusuna cevap arayan İlk Çağ filozoflarına verilen ortak isim.5. Bir düşüncenin kendi içinde çelişkisiz olması durumu. Varlığın ana maddesi sudur. diyen filozof.12. Değerler felsefesi.13. Felsefeyi yolda olmaktır şeklinde tanımlayan filozof.14.Varlığın ana maddesinin atomlar olduğunu ileri süren filozof.15. Özneye ilişkin olan.16. Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi.17. Evreni, insanı ve değerleri anlamak amacıyla sürdürülen en geniş bir araştırma; birleştirici, bütünleştirici açıklama gayretidir. Şeklinde tanımlanan terim.

Felsefe Videoları

  • 7
    1 ay önce

    Animasyonlu felsefe nedir sunusu..

  • 2
    1 ay önce

    9dk'da FELSEFEYE GİRİŞ

  • 2
    1 ay önce

    Felsefe Nedir Felsefenin Anlamı ve Tanımı

Felsefe Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Felsefe Ek Bilgileri

  • 6
    8 ay önce

    felsefe hayatır.bazen bir Nihilizim'de çıkar karşınıza. bazen varlıgın var oluşunda.hata tanrı arayışında

  • 5
    2 yıl önce

    Felsefe Nedir?
    Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin